SORU SOR

BİLGİ DANIŞMA HATTI: 0(224) 451 6551

Çocuklarda Görülen Kaygı Bozuklukları

Çocuklarda Görülen Kaygı Bozuklukları
Son Güncelleme: 15.06.2014 , Okunma: 3438
Kaygı ve korku, hepimizin zaman zaman yaşadığı normal duygular olmakla beraber aşırı olduğunda hayatımızı olumsuz etkiler.Çoğu kişi, çocuklukta başlayan bu korkularıyla yaşamaya devam eder ve ileri yaşlarda ortaya çıkan olumsuz etkilerini de sineye çekerler.

Çocukken yaşanan kaygı ve korkular için genellikle kendi kendine geçmesi beklenir. Ancak çocuklukta yaşanan sorunlar zamanla büyürler ve yetişkinlik yaşamını da olumsuz etkilerler. Çocukluktan itibaren görülebilen kaygı bozukluklarından bazıları şu şekilde sınıflandırılmıştır.

Yaygın kaygı: Çocuklar bazen, birden çok konuda sürekli olarak kaygılı, endişeli ve gergindir; sürekli kafalarında oluşan endişelerini sorup dururlar. Ders notları, anne-babasının sağlığı, arkadaş ilişkileri, eve hırsız girmesi düşüncesi, karanlık korkusu eve ait ödemeler, TV’de gördükleri olumsuz haberler, hayalet korkusu vs.

11 yaşındaki Ayşe, annesine sürekli olarak sınavlarda başarısız olacağını düşündüğünü belirtir ve ağlar. Annesinin onu ikna çabaları genellikle birkaç saat kadar sürer. Ayşe odasında yalnız uyuyamadığını ve korktuğunu anlatır ve annesiyle birlikte uyumak istediğini söyler. Evde yalnız kalamaz ve yalnızken eve hırsız gireceği korkusunu anlatır. Babasının işlerinin kötüye gitmesi durumunda ne yapacaklarını sorarak endişelerini dile getirir.

Takıntı hastalığı (obsesif-kompulsif bozukluk): Çocuğun,  istemediği halde aklına gelen, yineleyici, istemsiz ve zorlayıcı düşünceleri, dürtüleri vardır ve bu düşüncelerin yarattığı endişe ve kaygıdan, korkudan kurtulabilmek için bazı davranışlarda bulunurlar. Örneğin, el yıkama, dua etme, sayma, kelimeleri tekrarlama gibi...

9 yaşındaki Aysel’in, son zamanlarda ellerini temizlenmediği gerekçesiyle sık sık yıkadığı farkedilir.  Duvarda asılı olan manzara resminin simetrik halini sürekli düzeltir. Ve dua etmenin onu rahatlattığını anlatır. Bir dua yı 3 defa ya da 7 defa gibi belirli rakamlarla tekrarlar. Temizlik son zamanlarda onun daha fazla zamanını almaya başlar. Ya da banyoda daha fazla zaman almaya başladığı gözlenir.

Sosyal kaygı: Çocuk, diğer insanlarla ilişki kurmak zorunda kaldığında, dikkatlerin üzerinde olduğunu düşündüğünde veya herkesin içinde bir şey yapması gerektiğinde aşırı kaygı, heyecan, endişe hisseder. Sosyal kaygısı olan çocuklar çoğunlukla ‘utangaç’ olarak adlandırılırlar. Oysa asıl sorun, diğer insanların kendileri hakkında kötü şeyler düşüneceği korkusudur. Yanlış bir şey söylemekten, aptalca davranmaktan, komik giyinmekten, kısacası olumsuz bir şekilde değerlendirilmekten aşırı kaygı duyarlar.

12 yaşındaki Ahmet, evlerine misafir geldiğinde sessizleşir ve gözlerini kaçırır. Sınıfta parmak kaldırma konusunda öğretmeni ısrar etmedikçe tahtaya çıkmaz ve konuşmaz. Teneffüslerde genellikle ya hiç kimseyle konuşmaz ya da bir- iki kişiyle çok az konuşarak zamanını geçirir. Vs...

Fobi: Çocuk, belirli eşyalara veya nesnelere veya durumlara karşı aşırı korku duyar. Bunun çok çeşitli şekilleri olabilir. Hayvanların korkusu, yükseklik korkusu, karanlık korkusu, hırsız korkusu, cin, şeytan korkusu, vs. Çocuk bunlarla karşılaştığında ağlama, titreme, terleme, tedirginlik ya da yalnız kalmamaya çalışma gibi belirtiler tepkiler gösterebilir.

9 yaşındaki Ayten, köpekler kediler ve tüm diğer uçan hayvanlardan korkusunu anlatır. Havadaki sivrisinek dahil herşeyden korkusu vardır ve annesi ile babasından ayrılmak konusunda korkusunu anlatır.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu: Çocuğun aşırı derecede korktuğu yada yaralandığı travmatik olayın ardından gösterdiği tepkilerdir. Sanki yaşadığı travma yeniden tekrarlayacakmış gibi hisseder. Rüyalarında bunu anlatabilir. Araba kazaları, doğal afetler, cinsel taciz, şiddet gibi. Travmatik olayın ardından içine kapanabilir, sinirlilik, ürkeklik gösterebilir.

7 yaşındaki Ali, babasıyla annesinin şiddetli tartışma sonrası babasının annesini dövmesine tanık olmuştur. Bu olaydan sonra sanki her gün, yine anne babası kavga edecekmiş gibi hisseder. Rüyalarında annesinin öldüğünü babasının gittiğini görür. Gün içinde tedirgin ve huzursuzdur. Akşam olduğunda ve babası eve geleceği zamanlarda bu gerginliğinin arttığı ve tırnaklarını yemeye başladığı gözlenir.

Ayrılma korkusu: Esas olarak bakımını sağladığı kişiden uzaklaşma, onları bir daha hiç göremeyeceği korkusudur. Herhangi bir nedenden kısa bir süre bile ayrılacak olsa sarsılır. Okula gitmekten kaçınabilir. Bağlı olduğu kişiden ayrı düştüğünde aşırı ağlama, öfke nöbetleri gibi tepkiler gösterebilir. Genellikle ilk farkedildiği zaman kreş ya da anaokuluna başladığı zamana denk gelir. Okula başlamakta zorlanır. Okula uyum göstermekte zorluk yaşanır. Anne ya da babası çocuğu okula bırakma sürecinde çok ağlar ancak onlar gittikten sonra okulda rahatlar ve akşam saatleri yaklaştığında yeniden sıkıntılanır. Kreş ya da anaokulu’nda görevli çocuk psikoloğu, anne babaya nasıl davranacağı konusunda destek olacaklardır.

4 yaşındaki ayşe, okul saati yaklaştığında huzursuzluk ve karın ağrısı şikayeti ile ağlamaya başlar. Okul sonrasında anne babasının onu okuldan alıp almayacağına dair sürekli olarak ebeveynine sorular sorar. Annesi komşusuna gidince evde kendisini korku ve endişe içinde hisseder. Geceleri uyanıp annesinin yatağında birlikte uyumak istediğini belirtir.

Kaygılar ve Psikolojik Destek

Çocuk, genç ya da yetişkin olalım birçoğumuzun hayatında kaygı ve korkular var. Hayatımızın her alanını etkileyen kaygı ve korkular, belirli bir noktayı aştıktan sonra hayatımızı olumsuz yönden etkilediklerini görürüz. Hayatımızı kaygı ve korkulardan bağımsız olarak yaşamak bizim elimizde ve bunun için yapmamız gereken uzman psikolog tan psikolojik yardım almaktır. Bir Psikoterapist ile kendimizi ya da çocuğumuzun yararlanmasını sağlamak çok önem arz eder.

Psikoterapi merkezi’nden alabileceğimiz psikolojik yardım ile kendimizi hayatın farklı yönlerine kanalize edebilecekken kaygı ve korkularla enerjimizi boşa harcamamalıyız. Psikologlar yaşanan sıkıntı ve huzursuzluğun doğasına göre farklı psikoterapi teknikleri kullanarak sizlere yardımcı olabilirler. Ya da çocuk psikolojisi konusunda deneyimli bir bursa çocuk psikoloğu ile görüşmenizde yarar olduğunu düşünüyorum.

Diğer Çocuk Psikolojisi Makaleleri

Kullanım Koşulları ve Yasal Uyarı

© 2018 Tüm Hakları Saklıdır Bursa Çocuk Psikolojisi, Çocuk Psikoloğu. Site: 3 Ünlem Tasarım